https://ankarayumurtalikkanseri.com/wp-content/uploads/2017/11/1-6.jpg

Yumurtalık kanseri(over kanseri),  konusunda deneyimli bir uzmanın kadınların yaşamlarını ve hastalık ile ilgili sürecini nasıl olumlu etkileyebileceğine dair en iyi örnektir. Yumurtalık kanseri en agresif kadın üreme sistemi kanseridir ve hastaların 5 yıllık yaşam oranı yaklaşık olarak %50’dir. Bu yaşam süresini etkileyen faktörler arasında hastalığın evresi, kemoterapi hassasiyeti, yaşı, diğer sağlık sorunları ve yapılan debulking(sitoredüktif cerrahi) ameliyatının sonuçları yer alır. Bunlardan hastaya ait faktörler değiştirilemez iken yapılan cerrahinin kalitesi bir hekimin etki edebileceği yegane durumdur.                                                                Yeterli ve iyi cerrahinin yumurtalık kanserindeki önemi çok sayıda çalışmada gösterilmiştir. Yapılan ilke sitoredüksiyon ameliyatı sırasında geride bırakılan tümör ne kadar az ise( en ideali geride hiç tümör bırakmamaktır) hastaların yaşam süresi o kadar uzamaktadır. Bu nedenle uluslararası cemiyetler tarafından yumurtalık kanseri cerrahisindeki temel amaç geride gözle görülür tümör bırakmamak ve sonrasındaki olası hastalık tekrarlarının da kemoterapi vasıtası ile önlenmesi olarak özetlenmiştir.

Bununla beraber bu cerrahinin yapılabilirliği, jinekolojik onkoloji cerrahlarının eğitimine ve deneyimine bağlıdır. Çoğu çalışmada yeterli deneyimi olan jinekolog onkologlar tarafından ameliyat edilen hastalardaki sonuçların kadın hastalıkları ve doğum uzmanları veya genel cerrahlar tarafından ameliyat edilenlere göre çok daha iyi olduğu gösterilmiştir. Bu çalışmalardan yapılan bir derlemede bu farkın genel sağkalımda 1 yıl kadar fark ettirebildiği gösterilmiştir.

Avrupa Jinekolojik Onkoloji Cemiyeti(ESGO) tarafından yayınlanan başka bir bildiride ise yumurtalık kanseri cerrahisinin, bu konuda özel olarak eğitim almış ve üst ihtisasını tamamlamış jinekolojik onkoloji cerrahları tarafından yapılması gerektiğinin önemi bildirilmiştir.

Bununla beraber yumurtalık kanseri cerrahisinin bir ekip işi ve multidisipliner yaklaşım gerektirdiği unutulmamalıdır. Her ne kadar jinekolog onkologlar veya jinekolojik onkoloji cerrahisi uzmanları bu tedaviye önderlik ediyor olsalar da tedavinin temelinde sağlam bir hastane alt yapısı ve hemşirelik hizmetleri, tıbbi onkoloji desteği, anestezi ve yoğun bakım hizmetleri gibi unsurlar da mutlaka bulunmalıdır.

Kaynaklar:

  1. Vernooij F, Heintz P, Witteveen E, van der Graaf Y. The outcomes of ovarian cancer treatment are better when provided by gynecologic oncologists and in specialized hospitals: a systematic review. Gynecol Oncol(2007) 105(3):801–12.10.1016/j.ygyno.2007.02.030
  2. du Bois A, Rochon J, Pfisterer J, Hoskins WJ. Variations in institutional infrastructure, physician specialization and experience, and outcome in ovarian cancer: a systematic review. Gynecol Oncol (2009) 112(2):422–36.10.1016/j.ygyno.2008.09.036
  3. Fung-Kee-Fung M, Kennedy EB, Biagi J, Colgan T, D’Souza D, Elit LM, et al. The optimal organization of gynecologic oncology services: a systematic review. Curr Oncol(2015) 22(4):e282–93.10.3747/co.22.2482
  4. European Society of Gyencological Cancer (ESGO). Document of Quality Indicators of Surgery in Advanced Stage Ovarian Cancer(2015)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Open chat