Yumurtalık kanserinin erken teşhisi mümkün müdür?

Yumurtalık kanserlerinin sadece 5’te biri erken evrede saptanabilir. Ne mutlu ki eğer yumurtalık kanseri erken evrede yakalanırsa hastaların 5 yıl ve üzerinde yaşam şansları %95’tir.

Düzenli jinekolojik muayenenin faydası var mı?

Bir kadın hastalıkları ve doğum muayenesi sırasında, doktorunuz rahminizin boyutunu ve yerleşimini ve yumurtalıklarınızın bulunduğu bölgeyi hissedebilir. Ne var ki yumurtalıklar karın içinde yan taraflara yerleşmişlerdir ve bu muayeneler sırasında hissedilmeleri her zaman mümkün olmayabilir. Yapılan araştırmalarda da düzenli vajinal muayenenin yumurtalık kanserinin erken teşhisinde faydalı olduğuna dair bir kanıt bulunamamıştır.

Rahim ağzı yayması (smear testi) gibi testler rahim ağzı kanserinin taramasında kullanılırlar ve yumurtalık tümörlerinin tanısında bir etkinlikleri bulunmamaktadır.

Erken evrede bir yumurtalık kanseri ne tarz şikayetlere yol açar?

Erken evre yumurtalık kanseri genellikle herhangi bir şikayete yol açmaz, bazen bu tümörler büyümüşlerse hastalar karınlarında bir şişlik veya ellerine gelen bir yumru hissedebilirler.

Tarama testlerinin bir faydası var mıdır?

Tarama testleri bir hastalığı henüz bir şikayete yol açmadan yakalayabilmek için kullanılan testlerdir. Günümüzde en etkin olarak rahim ağzı kanseri taraması HPV DNA ve smear testiyle yapılmaktadır. Yumurtalık kanserinin taraması ile ilgili çalışmalar devam etmekle beraber, ne yazık ki etkinliği kanıtlanmış bir yöntem bulunamamıştır.

Yumurtalık(over) kanseri taraması için üzerinde en çok araştırılma yapılan yöntemler CA-125 testi ve vajinal ultrasonografidir.

  • Vajinal ultrason veya Transvajinal Ultrasonografi: Bu inceleme yöntemi ile vajina vasıtası ile ultrasonun ucu yumurtalıklara yaklaştırılmakta ve daha yakından bakılmak istenmektedir. Bu yöntem yumurtalıkların değerlendirilmesine olanak verse, yumurtalıklarda bu yol ile saptanan kitlelerin çoğu kanser olmamakta ve iyi huylu olmaktadır.
  • CA-125 testi: CA-125 kanda dolaşan bir proteindir. İleri evre yumurtalık kanseri olan hastaların %80inde CA-125 değeri yüksektir, erken evre hastalık için ise bu %50 ye düşmektedir. Bunun anlamı şudur, eğer erken evre bir yumurtalık kanseri mevcutsa CA-125 testi bunların yarısını haber veremeyecektir. Ca-125 ile ilgili diğer bir husus ise, CA-125in kanser olmayan bir çok durumda da yüksek olmasıdır. İyi huylu yumurtalık tümörleri, myomlar, endometriozis ve çikolata kistleri ve hatta bir kadının normal adet görmesi dahi CA-125 değerlerin yükseltebilmektedir. Ca-125’in en değerli kullanım yeri, hali hazırda yumurtalık kanseri olduğu bilinen bir hastada tedavi sonrasındaki hastalık durumunu gözlemektir.

Sonuç olarak eğer herhangi bir risk faktörünüz veya aile öykünüz yok ise yumurtalık kanseri taramasında kullanılması önerilen bir yöntem yoktur.

Eğer yumurtalık kanserine karşı genetik bir yatkınlık veya güçlü bir aile hikayesi mevcut ise (ailevi meme-yumurtalık kanseri sendromu/BRCA veya Lynch sendromu gibi), bazı kurumlarca CA-125 ve vajinal ultrasonografi ile takip önerilmektedir.

Yumurtalık kanserinin belirti ve bulguları nelerdir?

Yumurtalık kanseri (over kanseri), bazı şikayet ve belirtilere yol açabilir. Eğer hastalığın evresi ileriyse ve karın içinde yaygın tutulum mevcutsa bu daha da fazla olabilir. Bazen erken evre yumurtalık kanserinde dahi bu tarz şikayetler görülebilir. En sık görülen şikayetler aşağıda sıralanmıştır:

  • Karın şişliği ve çabuk doyma
  • Kasık bölgesinde ve karında ağrı
  • Yemeklerden sonra az bir şey yense dahi gelen doyma hissi
  • Kabızlık ve ishal atakları, idrara çıkarken zorlanma veya çok sık tuvalete gitme
  • Karın çevresinde büyüme, hastalar genellikle kilo aldıklarını zannederler.

Yukarıda sıralanan şikayetler genellikle kanser olmayan (benign) durumlarda da ortaya çıkabilir veya başka organların kanserlerinin karın içi yayılımında (kalın barsak veya mide kanseri) da izlenebilir. Bu şikayetler kanser nedeniyle oluşmuşlarsa genellikle gerilemezler ve zamanla şiddetleri artar. Eğer 6 aydan fazla devam eden yukarıdaki tarzda şikayetleriniz varsa bir hekimden yardım istemeniz en iyi seçenek olacaktır.

Yumurtalık kanserinin yol açabileceği diğer şikayetler de bunlardır:

  • Yorgunluk ve halsizlik
  • Mide ekşimesi ve sık geğirme, midenin hemen dolması
  • Bel ve sırt ağrısı
  • Cinsel ilişki sırasında ağrı olması
  • Kabızlık
  • Bir kadının adet düzeninde değişiklikler olması, normalden fazla veya düzensiz adet kanamaları
  • Kilo kaybederken karın çevresinin artması

Yumurtalık kanserini teşhis etmek için kullanılan yöntemler

Muayene sırasında doktorunuz şüpheli bir durumla karşılaştıysa veya yumurtalık kanseri ile ilişkili şikayetleriniz mevcut ise doktorunuz bazı değerlendirme testleri ve araştırma yapmak isteyecektir.

Tıbbi özgeçmiş ve fizik muayene

Doktorunuz sizinle konuşurken tıbbi geçmişinizi sorgulayacak ve yumurtalık kanseri için herhangi bir risk faktörünüz olup olmadığına bakacaktır. Bir şikayetiniz olup olmadığı ve eğer varsa, ne kadar zamandır olduğu sorgulanacaktır. Muayene sırasında doktorunuz yumurtalıklarda bir kitle olup olmadığına veya karında sıvı birikimi(asit) olup olmadığına dikkat edecektir.

Bu ilk değerlendirme sonucunda eğer over kanserini(yumurtalık kanseri) düşündüren ipuçları saptanırsa hekiminiz daha ileri tahliller isteyecektir.

Bir uzman görüşü almak

Eğer ilk başvurduğunuz hekim tarafından yapılan muayenenizde yumurtalık kanserini düşündüren bulgular varsa bu tarz kadın kanserlerini tedavi etmekte uzman bir hekime yönlendirilmeniz gerekecektir. Bir jinekolojik onkoloji cerrahisi uzmanı veya jinekolog onkologlar, kadın kanserlerinin tedavisinde özel eğitim almış kadın hastalıkları ve doğum uzmanlarıdırlar. Bir jinekolog onkolog tarafından ilk tedavinizin yapılması, kanser tedaviniz için olası en iyi tedaviyi almanızı sağlayacaktır. Yapılan araştırmalarda gösterilmiştir ki jinekolojik onkoloji cerrahları tarafından ilk ameliyatları yapılan yumurtalık kanseri hastaları daha uzun süre yaşamaktadırlar. Yumurtalık kanseri şüphesi olan tüm hastaların ameliyat öncesinde bu branşın hekimlerine başvurmaları kendi faydalarına olacaktır.

Görüntüleme Testleri

Doktorlar vücudunuzun içinde olanları görüp anlayabilmek için görüntüleme testlerinden faydalanırlar. Görüntüleme testleri bir kitle varlığını başarıyla gösterebilirler fakat bunun kanser olup olmadığını kanıtlayamazlar. Bu testler aynı zamanda tümörlerin karın içine ve diğer organlara yayılım durumu hakkında da bilgi verirler.

  • Ultrason: Yumurtalıklarda bir sıkıntıdan şüphelenildiğinde ilk faydalanılan yöntem ultrasonografik değerlendirmedir ve kadın hastalıkları ve doğum uzmanları tarafından çok sık ve uzmanlıkla kullanılır. Ultrason ile yumurtalıklarda bir kitle olup olmadığı ve mevcut kitlelerin basit mi yoksa karmaşık(komplike) olduğu rahatça ayrılabilir. Komplike kitleler genellikle büyüktürler, kanlanmaları Doppler incelemede artmıştır, içlerinde bir takım parmaksı oluşumlar mevcutturlar ve karın içinde sıvı varlığıyla beraberdirler. Karmaşık(komplike) over kitlelerinin yumurtalık kanseri olma riski daha fazladır.
  • Bilgisayarlı tomografi(BT): Bilgisayarlı tomografi(BT) kullanılarak insan vücudunun kesitleri alınabilir. Bu test genellikle ultrasonografi sonrasında, hastalık diğer organlara sıçramış mı diye araştırmak için kullanılır. BT’ler ultrasonların aksine yumurtalık kitlelerinin basit veya karmaşık olarak ayrımında etkili değildirler bununla beraber tüm karnın ve göğüsün görüntüsü alınabildiği için tümörün komşu organlar ile ilişkisini, diğer organlara yayılımını veya yumurtalık kanserinin böbrek, mesane ve barsaklar üzerindeki etkisini gösterebilirler. BT’lerin diğer bir kullanımı ise, bu görüntüleme eşliğinde doku parçası almasına müsaade etmesidir. Kimi zaman görüntüleme testlerinde çıkanların kanser olup olmadığı tam olarak anlaşılamaz ve buradan bir doku örneği almak gerekebilir. BT eşliğinde yapılan bu biyopsilerde girişimsel radyologlar istenen bölgeden doku örneği(biyopsi) alabilirler.
  • Baryumlu lavman: Makattan baryumlu lavman verilerek kanserin kalın barsağa veya makata girip girmediği anlaşılabilir. Nadir kullanılan bir görüntüleme yöntemidir. Kalın barsak değerlendirilmesi için kolonokopinin kullanılması oradan doku örneği alınmasına da olanak sağlar.
  • Manyetik Rezonans Görüntüleme (MR): MR değerlendirmesi over kanserinde ilk sırada kullanılan bir test değildir. Daha çok beyin ve omurilik kanalının değerlendirmesinde kullanılır.
  • Akciğer Filmi (Grafisi): Yumurtalık kanseri olan bir hastada çekilen akciğer grafisi, akciğerlerde sıvı birikmesi (efüzyon) veya akciğerlere sıçrayan bir yumurtalık kanseri kitlesini gösterebilir. Tomogorafilerin akciğeri de içermesi nedeniyle doğrudan akciğer filmine daha az ihtiyaç duyulur hale gelmiştir.
  • Pozitron Emisyon Tomografisi(PET/CT): PET taraması, kanser hücrelerinin artmış şeker ihtiyacını kullanarak, işaretlenmiş şekerleri göstererek görüntüleme saptanan kitlelerin kanser olup olmadığını gösteren bir yöntemdir. Genellikle ilk tanı aşamasında değil de zaten kanser olduğu bilinen bir hastanın takibinde yeni oluşan bir kitleyi değerlendirmek için kullanılabilir.

Diğer Yöntemler:

  • Tanısal Laparoskopi: Bazen radyolojik görüntüleme yöntemleri vücut içinde ne olduğunu göstermekte yetersiz kalabilir veya yumurtalık kanserinin yaygınlığı o kadar ileridir ki jinekolog onkoloğunuz karın içine bir kamera ile girip bizzat değerlendirmek ve gerekirse biyopsi almak isteyebilir. Laparoskopi yardımıyla karına yapılan küçük deliklerden girilerek yumurtalıklar, karın içindeki diğer organlar ve mevcut kitleler değerlendirilebilir.
  • Kan Testleri: Tanı aşamasında doktorunuz bir takım kan testleri yapmak isteyecektir. Tam kan sayımı ile vücudunuzdaki kansızlık durumu değerlendirilecektir. Aynı şekilde böbrek ve karaciğer fonksiyonlarınız da değerlendirilecektir. Ca-125 testi de over kanserinin tanı aşamasında istenilen kan testlerinden birisidir. Yüksek CA-125 varlığı yumurtalık kanserinin bulgularından birisidir, tedavi sonrası takipte de kullanılacaktır.

Yumurtalık Kanseri Riski Konusunda Genetik Danışmanlık Almak:

Eğer epitel tipinde bir yumurtalık kanseriniz mevcutsa doktorunuz size genetik danışmanlık hizmeti almanızı önerecektir. Eğer ailesel(kalıtsal) bir yumurtalık kanseri ile ilişkiniz saptanırsa (Ailevi meme-yumurtalık kanseri sendromu veya LYNCH sendromu gibi), tedavinizde değişiklikler yapılabilir ve yakın akrabalarınızın da taranmasını ve belki de bir kanserin daha oluşmadan engellenmesi mümkün olabilir. Yumurtalık kanseri ile ilişkili en sık saptanan genetik değişiklikler BRCA1 ve BRCA2 genlerindeki mutasyonlardır. Bazı yumurtalık kanserlerinin ATM, BRIP1, RAD51C/RAD51D, MSH2, MLH1,MSH6 veya PMS6 genleriyle ilişkisi de gösterilmiştir.

Genetik testlerin hastalara olası faydaları şu şekilde özetlenebilir:

  • Eğer siz de bir gen mutasyonu saptandıysa, diğer kanserlere yakalanma riskinde de bir artış izlenebilir. Bu ikincil kanserlerin önlenmesi için tedbir alınması gerekebilir
  • Eğer bir gen mutasyonunuz var ise, kan bağınızın olduğu aile mensuplarınızda da görülme olasılığı mevcuttur ve etkilenen kişiler için kanseri önleyici “risk azaltıcı” tıbbi veya cerrahi girişimler yapılabilir.
  • Eğer BRCA1 veya BRCA2 mutasyonları mevcut ise, hedef tedavi seçeneklerinden olan PARP inhibitörü ilaçlardan fayda görebilirsiniz.

Yumurtalık Kanserinin Evreleri

Yumurtalık(over) kanseri tanısı aldıktan sonra doktorlar hastalığın yayılım düzeyini araştırmaya çalışırlar. Buna kanserin evrelenmesi denir. Bir kanserin evresi vücutta ne kadar yayıldığının bir göstergesidir. Evreleme bilgisi kanserin ciddiyeti hakkında bilgi verir ve en iyi nasıl tedavi edileceği hakkında hekimleri yönlendirir.

Yumurtalık kanserinin evreleri, Evre I’den başlayıp evre IV’e kadar çıkar. Kural olarak, bu rakam ne kadar düşükse, kanser o kadar az yayılmıştır. Evre IV hastalık, yaygın bir kanseri bildirir, karaciğer veya göğüs duvarındaki lenf bezlerinin tutulduğunu gösterebilir.

Over kanserinin evreleri aşağıda sıralanmıştır.

  1. Tümör yumurtalıklara sınırlıdır
  2. Tümör yumurtalıkların sınırını aşmıştır ama hala karın alt bölgesine sınırlıdır.
  3. Tümör karın içindeki diğer organların yüzeyine ve/veya lenf bezlerine gitmiştir.
  4. Tümör karaciğerin iç yapısına girmiştir veya göğüs kafesindeki lenf bezlerine sıçramıştır.

Over kanserinin evresi yapılan cerrahi sonrasında belli olmakla beraber, radyolojik görüntüleme yöntemleri ameliyat öncesinde hekimlere bir fikir verebilir.

Yumurtalık Kanseri olduktan sonraki yaşam süresi oranları nedir?

Kanser hastalarında tedavi sonrası yaşam oranlarını anlatmak için sağkalım denen rakamlardan bahsedilir. Sağ kalım oranları, kanser tanısı koyulan hastaların bu tanıyı takiben geçen belli bir sürede, genelde bu süre 5 yıl olarak alınır, ne kadarının yaşamaya devam ettiğini belirten oranlardır. Sağ kalım oranları bir hastanın ne kadar yaşayacağını belirlemez, ama bu durumla karşılaşıldığındaki tedavi seçenekleri ve onların başarı olasılıkları hakkında bir fikir verebilir.

Lütfen unutmayınız ki sağ kalım oranları kalabalık gruplar içinde yapılmış geniş çalışmalardan üretilmişlerdir ve bir hastanın bireysel sonuçları hakkında bir tahminde bulunmak için yeterli değildirler. Bu rakamlar kafa karıştırıcı olabilir, bu konuda yapılacak en iyi şey sizin hastalığınızı en iyi bilen doktorunuzla görüşmektir.

Yumurtalık kanseri(over kanseri) için 5 yıllık sağ kalım oranlarına bakıldığında:

  • Erken evre hastalık için %95
  • Bölgesel ilerlemiş hastalık için %57
  • Uzak organlara yayılmış hastalık için %45
  • Tüm evreler birleştirildiğinde ise kabaca %60’dir.

Şu anda yumurtalık kanseri tedavisi gören hastalardaki sağkalım oranları büyük olasılıkla yukarıdaki rakamlardan çok daha iyidir. Son zamanlarda özellikle cerrahi tedavinin etkin kullanılması ve hedefe yönelik ilaç tedavileri ile hem genel sağkalım hem de hastalıksız sağkalımın uzadığına dair araştırmalar mevcuttur.

Hekiminize danışabileceğiniz diğer sorular:

  • Yumurtalık kanseri ölümcül müdür?
  • Yumurtalık kanserinin sağkalım oranları nedir?
  • Yumurtalık kanseri olduktan sonra ne kadar yaşarım?